(743 S. K. m. 682)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davalının açmış olduğu sondaj kuyusunun köy içme suyunun kesilmesine neden olduğu ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Davalı kendi tapulu taşınmazına sondaj kuyusu açtığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından açılan kuyunun köy içme suyunun kesilmesine neden olduğu tesbit edilerek suya vaki müdahalenin önlenmesi ve suyun sondaj kuyusundan köyün su deposuna ulaştırılması için bir km. mesafede 80 MM çaplı pvc boru döşenmesine karar verilmiş ise de bu hüküm Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2.10.2000 tarih 2000/9248-9213 sayılı ilamı ile; ...Taraflar arasında düzenlenen 21.6.1999 tarihli tutanak ile, davalı Kadirin kendi sondaj kuyusunda bulunan 3lt/sn debili suyun 2lt/sn lik kısmını köye vermeyi ve sondaj kuyusundan köyün ana isale hattına bağlatılması işini üstlendiği, köy muhtarlığının bu işte maddi sorumluluk taşımayacağını kabul ettiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece ehil bilirkişi marifetiyle davalıya ait sondaj kuyusundan köyün ona isale hattına bağlantı yapıldığı takdirde, köy içme suyunun akışının sağlanıp-sağlanmayacağı araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme sonucunda, sondaj kuyusundan köyün su deposuna kadar olan bir km. mesafe ile boru döşetilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Davalı, 21.6.1999 tarihli taahhüdü ile sondaj kuyusundan, köyün ana isale hattına suyun bağlanma işini ve bunun maddi sorumluğunu yüklenmiştir. Jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda bu mesafenin 80-100 m olduğunu bildirmiştir. Yine 11.6.2001 tarihli ek rapor ile davalıya ait sondaj kuyusundan köyün ana ishale hattına bağlantı yapıldığı takdirde, köy içme suyunun akışının sağlanabileceği bildirilmiştir.
O halde mahkemece, davalıya ait sondaj kuyusundan köyün ana ishale hattına 2 lt/sn debili suyun verilmesi için gerekli olan bağlantının yapılması için (yaklaşık 100m.mesafe ile 80 mm çaplı boru döşetilmesine) ve bunun masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle bir km. mesafe ile köyün su deposuna kadar boru döşetilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy