(1086 S. K. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde davalı ile yapılan taksitli satış sözleşmesinin feshi ve yapılan ödemelerin istirdatı istenilmiştir. Mahkemece mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Afşin Mahkemeleri olduğuna ve takip halinde dosyanın Afşin Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, davalı şirketten satın aldığı halı yıkama makinesi ile ilgili olarak yaptığı sözleşmenin gabin nedeniyle feshini ve yapmış olduğu ödemelerin istirdadını talep ve dava etmiş, mahkemece yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında taksitli satım sözleşmesi kurulduğu ve uyuşmazlığın bu sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taksitli satış sözleşmesi 4.4.2000 tarihinde gerçekleşmiş ve mal da aynı gün teslim edilmiş ancak davacı (tüketici) 14.2.2001 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun "Tüketici Mahkemeleri" başlıklı 23. maddesine göre; "Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar HUMK'nun yedinci babı dördüncü faslı hükümlerine göre yürütülür."
Yukarıda sözü edilen yasanın geçici 1. maddesi hükmüne göre; "Tüketici Mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler" Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22.6.1995 gün ve 437 sayılı kararı uyarınca: "Tüketici mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara; Ticaret mahkemesi bulunan yerlerde Ticaret Mahkemelerinin, Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise üç veya daha fazla Asliye Hukuk Mahkemesi varsa, üç numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesi üçten az ise bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından (kıymete bakılmaksızın) bakılması gerekir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde çözünlenmesi gerekeceği cihetle mahkemece öncelikle görev konusunun dikkate alınması gerekirken yetki hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 8.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy