(743 S. K. m. 679, 682)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde, davacı köyün 50 yıldır yararlanmakta olduğu suya davalının 1997 yılında müdahalede bulunduğu ve davacının idari yoldan men edildiği iddia edilerek davalının müdahalesinin önlenmesi talep edilmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Dava konusu suyun genel sulardan olduğu anlaşılmaktadır.
Genel sulardan öncelik hakkı ihlal edilmemek koşuluyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Meryem ana dere yatağından çıkan sudan davacı köyün öteden beri yararlandığı, davalının daha sonra davacının ihtiyaç fazlası olan sudan faydalanmaya başladığı, dolayısıyla davacı köyün davalıya nazaran öncelik hakkı bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece mahallinde keşif yapılarak rapor alınmış ise de, davacı köyün su ihtiyacı tesbit edilmemiştir.
Genel sulardan herkesin faydalı ihtiyacı oranında yararlanma hakkı bulunduğundan, öncelikle davacı köyün su ihtiyacı ve öteden beri yararlanmakta olduğu su miktarı belirlenmeli, davacı köyün ihtiyacından fazla bir suyun bulunması halinde bu sudan davalının yararlanmasını sağlayacak şekilde bir düzenleme yapılmalıdır.
Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy