(6570 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde kiralananın yeni maliki olarak 1000 Alman Markı depozito alacağından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile, ödeme yapıldığı takdirde istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin satın aldığı taşınmazda kiracı olan davalının, satımdan sonra evi tahliye ettiğini ve eski malike verdiği 1000 DM tutarındaki depozitonun tahsili için müvekkili (yeni malik) ile birlikte eski malik aleyhine Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 1999/5423 E.sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, müvekkilinin İngiltere'de olması sebebiyle tebligatı annesinin aldığını ve itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, davalıya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve eğer ödeme yapılırsa ödenen miktarın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, feshedilen kira sözleşmesinin 6.maddesi uyarınca verdiği 1000 Alman Markı depozitonun iadesini eski malik Zerrin ......ndan talep ettiğini, adı geçenin yeni malik olan (davacıya) teslim ettiğini ileri sürdüğü için bu kez davacıdan sözü edilen parayı istediğini, davacının da paranın eski malikte bulunduğunu ifade etmesi üzerine icra takibi yaparak geri alabildiğini beyan ederek depozitonun iadesi hususunda hem eski hem de yeni malikin sorumlu olduğunu savunup davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya arasında bulunan tarihsiz protokol ile eski malikin borçlarını üstlenmiş ve onu borçtan kurtarmış olması nedeniyle yeni malik olan davacının dava konusu depozitoyu ödemesi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 7(d) maddesi uyarınca yeni malik kira sözleşmesinde kanunen eskisinin yerini alır ve sözleşmeyi yüklenmiş sayılır. Böylece kira sözleşmesi kendisinden doğan bütün alacak ve borçlarıyla birlikte yeni malike devredilmiş olur. Uyuşmazlık konusu taşınmazın ise 6570 sayılı Yasanın kapsamı içerisinde kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Eski malikin (kendisi bakımından sona ermiş kira ilişkisi nedeni ile muaccel hale gelen depozito borcundan dolayı) borçtan kurtulması, ancak kiracının yeni malik tarafından borcun üstlenmesine açıkça ya da delalet edici eylemle rıza göstermesi üzerine gerçekleşebilir.
Her ne kadar mahkeme gerekçesinde, yeni malik davacının önceden yapılan kira sözleşmesini keşide ettiği ihtarnameler ile benimsediği, ayrıca düzenlenen tarihsiz protokol ile eski malikin borçlarını da üstlenmiş olduğu, protokol içeriğine göre bu duruma kiracının da rıza gösterdiğinden bahsedilmekte ise de; dayanılan protokolün yorumunda hataya düşülmüştür. Zira, davalı kiracı ile, davacı yeni malik arasında yapılan protokol (tutanak)da Kira sözleşmesi 30 Ekim 1999 tarihinde fesih edilmiştir. Daire tam olarak mal sahibine teslim edilmiştir. Kontratta yazılı olan 1000 DM depozito kiracıya iade edilmemiş olup, kiracının bununla ilgili dava hakkı saklıdır denilmekte olup, kiracının kira sözleşmesinde verdiği belirtilen depozitonun yeni malik tarafından dairenin tahliyesi sırasında iade edilmediğini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla; yeni malikin söz konusu depozitoyu kabullenmediği ve kiracının da bu durumu yazılı olarak belgelemek istediği anlamı çıkmaktadır.
Dahili davalı (eski malikin) icra dosyasına yaptığı itirazında, kiracıdan alınan depozitonun ödenmeyen kira farkı karşılığına mahsup edildiğini belirtmiş, mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde de; depozito ihtilafının kiracı ile kendisi arasında olduğunu davacı ile böyle bir ihtilafın bulunmadığını ifade etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, yanlış yorumlanan protokol içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; depozitonun devredilmesine davalı (kiracı)nın rızası mevcut değildir.
Mahkemece; dava konusu depozitonun iadesinden davacının sorumlu olmadığı, davalı (kiracı)nın kira sözleşmesine istinaden verdiği 1000 Alman Markı depozitoyu kiralayandan isteyebileceği nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı düşünce ile reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy