(743 S. K. m. 630)
Dava dilekçesinde 66.947.785 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, Sulh Ceza Mahkemesine davalılar hakkında müessir fiil suçundan cezalandırılmaları ve 133.894.970 lira maddi ve manevi tazminatın tahsili için dava açan oğlu E. M. Karataş'ın davanın devamı esnasında bekar olarak öldüğünden ötürü mirasçısı sıfatıyla onun tarafından talep edilen tazminatın yarısı olan 66.947.785 liranın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece murisin ölümü ile davalıların işledikleri müessir fiil eylemi arasında illiyet bağı tesbit edilemediğinden dolayı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde murisin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilmeyip, açtığı dava ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat alacağının mirasçı sıfatı ile payı oranında tahsili talep edildiğinden davanın red gerekçesi yerinde değildir.
Medeni Kanunun 630. maddesi uyarınca, miras bırakanın ölümü ile miras, mirasçılara geçmekte ve miras üzerinde de, iştirak halinde mülkiyet hükümleri cereyan etmeye başlamaktadır. Bu mülkiyet rejiminde mirasın bütünü mirasçıların tamamına ait olmakla, maddi ve manevi tazminat hakkı da dahil olmak üzere tüm haklardan oluşan tereke üzerinde iştirak halinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf hakları bulunmamaktadır. Tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri veya miras ortaklığına temsilci atanması gerekir. Ancak davacı mirasçı sadece kendi payına ilişkin olarak dava açmış olduğundan mirasçının iştirak halinde payı üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı cihetle dava diğer mirasçıların paylarını kapsamayıp bu nedenle davaya diğer mirasçıların katılması ve terekeye temsilci atanarak devamına da imkan yoktur. Davanın bu nedene dayanılarak reddi gerekir.
Bu itibarla davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir. Dava sonucu itibariyle reddedildiğinden yukarda açıklanan gerekçe eklenerek hükmün sonucu itibariyle ONANMASINA, 01.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy