(743 S. K. m. 84, 85, 86)
Dava: Dava dilekçesinde nişanın bozulması nedeniyle 1.620.000.000 lira maddi ve 500.000.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü (500.000.000-TL manevi ve 897.525.000-TL maddi tazminatın tahsili) cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (H.) nişanın haksız yere nişanlı kız (E.) tarafından bozulması nedeniyle çok üzüldüğünü ve bu yüzden intihar girişiminde bulunduğunu beyanla 500.000.000 lira manevi tazminat ile takılan altınlar ve yapılan masraflar bedeli olan 1.620.000.000 lira maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 500.000.000 lira manevi ve 897.525.000 lira maddi tazminatın davalıdan (E.'e velayeten babası İ.'den) tahsili cihetine gidilmiş olup, hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Davalı taraf nişanda takılan altınların ve 1 sandık ile dikiş makinasının davacının eniştesi E.'e iade edilmek üzere teslim edildiğini, mutad hediyelerin iadesinin ise istenemeyeceğini savunmuştur. Nitekim tanık olarak dinlenilen E., davalı tarafından ibraz edilen kağıtta yazılı altın ve eşyaları alıp davacının babası C.'e teslim ettiğini beyan etmiş olup, C. A. ise 1.12.2000 tarihli oturumda nişanlı kıza 4 adet bilezik ile 1 adet dikiş makinası aldığını ve bu eşyaların kendisine iade edildiğini açıkça ifade etmiştir. E.'e iade edildiği bildirilen eşyalar ise 4 adet altın bilezik, 1 adet saat, 1 adet zincir, 2 adet yüzük, 1 çift küpe, 1 adet sandık olarak belirtilmiştir. Mahkemece davacı tarafından takılan altınların kesin olarak tesbit edilmesi, usulüne uygun olarak iade edilen takı ve eşyalara ilişkin talebin ise reddi gerekmektedir.
MK. 86. maddesine göre, nişanın bozulması halinde ancak mutad dışı olan hediyeler geri istenebilir. Bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmaksızın hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre kullanılmakla eskiyen ya da tükenen eşyaların iadesine karar verilemez. Mahkemece iadesine karar verilen eşyalar (elbise, bayramlık elbise, yılbaşı hediyesi, ayakkabı, çanta vs.) kullanılmakla eskiyen eşyalardır.
Maddi tazminata dahil edilen berber ücreti, yüzük merasimi ücreti, sandık götürme giderleri vb. MK.84. maddesi kapsamına girmeyen (nişan duyuru giderlerinden) sayıldığından ve ayrıca tüketilen yiyecek giderlerine ait istemin reddi icab ederken, bunların hüküm altına alınması da yersizdir.
MK.85. maddesine göre: Bir taraf kendi kusuru olmaksızın nişanın bozulmasından şahsen fahiş bir surette mutazarrır olmuş ise, hakim onun zararı manevisini telafi için münasip bir tazminat hükmedebilir.
Nişanlılık evlenme borcu doğurmadığından ötürü nişanın evlilik sonucunu doğurmamış olması manevi tazminatı gerektirmez. Nişanlının kusuru ile nişanın bozulması ve terk edilen nişanlının şeref ve haysiyetinin ağır bir şekilde yaralanmış, çevresine karşı küçük düşmüş olması gerekir. O nedenle davacının bileklerini çizerek 7 gün iş ve güçten kalacak şekilde kendini yaralamış olması başlı başına manevi tazminatı gerektirmez.
Somut olayda ise davacı ve babasının evliliğin gerçekleşmesini sağlamak için davalının ailesini tehdit etmek suçundan yargılandığı ve davacının babasının mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Bir kısım tanık beyanlarına göre nişanlı kızın davacıyla anlaşamayacağı hatta intihar ederim de yine varmam, bana şimdiden böyle yaparsa ileride ne yapmaz, dediği ve evlenip ayrılmaktansa şimdiden ayrılmanın daha doğru olacağını düşünerek nişanı bozduğu da dikkate alındığında davalının nişanın bozulmasında kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yönler üzerinde durulmadan ve kişilik haklarının ne şekilde zedelendiği karar yerinde yeterince tartışılmadan talep gibi 500.000.000 lira manevi tazminatın E.'e velayeten babası İ.'den tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi maddi tazminat ve hediyelerin geri alınması ile ilgili varılan sonuçta usul ve kanuna aykırı bulunmuş ve bu nedenlerle kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy