(2709 S. K. m. 37)
Dava: Dava dilekçesinde 153.794.651 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 3533 sayılı Yasa gereği hakemde görülmesi gerektiğinden bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı belediye aracının müvekkiline ait demir direğe çarparak hasar verdiğini, 153.794.651 lira hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tarafların sıfatına göre davanın 3533 sayılı Kanun gereğince hakem yoluyla görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
3533 sayılı Kanunun 1. maddesine göre; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. Mahkemece, taraflardan davacı ... AŞ ile davalı belediye arasındaki uyuşmazlığın hakem yoluyla çözümlenmesi gerektiği nedeni ile görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 3533 sayılı Kanuna tabi iki kamu kuruluşu arasındaki dava genel mahkemede açılmış ve bu kanuna tabi olmayan bir kişinin de davalı kamu kuruluşu ile birlikte davalı gösterilmiş olması halinde, davalı gerçek kişi hakkındaki davanın mecburi tahkime tabi tutulması yasal olarak mümkün değildir. Anayasanın 37. maddesi hükmünce hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Davalı özel kişinin daha az teminatlı olan, çoğunlukla kesin olarak ya da ancak itirazı mümkün olan bir kararla karşı karşıya bırakılması, Usul Yasasının kendisine tanıdığı kanun yollarına başvurmaktan alıkonulması sonucunu doğurur. Kaldı ki 3533 sayılı Yasa özel kişi bakımından böyle bir görev hükmü de kabul etmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı kamu kuruluşu (Belediye) hakkındaki davanın tefriki ile görevsizlik kararı verilmek, mecburi tahkime tabi olmayan davalı Zekai Güler hakkındaki davanın ise esasının incelenerek, oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurmaktan ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy