(6183 S. K. m. 51) (818 S. K. m. 113)
Dava: Dava dilekçesinde 284.995.000 lira faiz alacağının ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı idare vekili dilekçesinde; davalı ile aralarındaki yazılı kira sözleşmesi gereğince kira bedellerinin geç ödenmesi halinde (gecikme zammı) adı altında bir bedel alınacağının kararlaştırıldığını beyan ederek 284.995.000 lira gecikme zammının (faizin) tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında; ana para (asıl kira alacağı) tahsil edilirken davacı tarafın herhangi bir ihtirazi kayıt (çekince) koymadığını, böylelikle daha sonra faiz isteyebilme hakkından feragat etmiş olduğunu ifade etmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 02.05.1998 tarihli yazılı kira sözleşmesinin özel şartlar 27.maddesinde "Her ayın kirası o ayın 5.günü mesai sonuna kadar peşin olarak ödenir. Her ne sebeple olursa olsun, bu tarihten sonraki kira ödemelerinde bir gün dahi gecikme olsa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 51. maddesine göre Bakanlar Kurulunca tespit edilen oranda gecikme zammı alınır" hususu düzenlenmiştir. Davada, Haziran-Aralık 1998 ve Ocak-Mayıs 2000 aylarına ilişkin kira bedellerinin geç ödenmesi nedeni ile, sözleşme ile kararlaştırılan bu gecikme zammı talep edilmektedir.
BK.'nun 113.maddesine göre: Asıl borç tediye ile vesair suretle sakıt olduğu takdirde kefalet ve rehin ve sair fer'i haklar dahi sakıt olur. Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça, bu faizler talep olunamaz
Davacı tarafından talep edilen gecikme zammına esas teşkil eden kira farkı alacaklarının yatırıldığına ilişkin banka dekontları davalı tarafından dosyaya delil olarak sunulmuştur. Ancak bu dekontlardan, davacının asıl borcu tahsil ederken ihtirazi kayıtta bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, BK.'nun 113.maddesinin olaya tatbikinin mümkün olup olmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmaya gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy