(743 S. K. m. 618, 679) (3402 S. K. m. 25, 27)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçenin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili olan köy tüzel kişiliğinin sınırları içinde bulunan su kaynağına, davalı köy tüzel kişiliği tarafından müdahale edildiğini beyan ederek, suya vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın görüldüğü sırada (dava konusu yerde kadastro çalışmaları biterek, davaya konu yerin kadastro tutanağının kadastro mahkemesine devredildiği, davalı köy muhtarlığı tarafından, davacı köy muhtarlığı ile dava dışı şahıslar aleyhine kadastro tesbitinin iptali davası açıldığı, Kadastro Kanununun 27. maddesi gereğince bu durumda genel mahkemelerde görülen davaların Kadastro mahkemesine devri gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Kadastro Kanununun 27. maddesinde mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların mahkemesine resen devrolunacağı hususu düzenlenmiştir. Bu madde hükmü gereğince genel mahkemede görülen davanın, kadastro mahkemesine devredilebilmesi için
1- Bu davanın mahalli mahkemelerde görülmekte olan bir dava niteliğinde bulunması,
2- Davanın genel mahkemelerde kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması,
3- Davanın Kadastro Mahkemesinin genel görevi içinde bulunması, yani bu davanın Kadastro Kanununun 25. maddesi hükmü gereğince kadastro mahkemesinin görevine giren bir nitelikte olması gerekir.
Somut olayda, genel mahkemede görülmekte olan dava suya vaki müdahalenin önlenmesi davasıdır. Kadastro Kanununun 25. maddesi anlamında bu dava kadastro mahkemesinin görevi içinde olmadığından mahkemece, yukarıdaki gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2001 gününden oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy