(743 S. K. m. 618, 679) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dilekçesinde; bahçesi için kullandığı suyun davalı tarafından götürüldüğünü beyan ederek, suya vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; davacının su üzerinde herhangi bir hakkının olmadığını, bu suyun dava dışı Sait Uzun tarafından meradan çıkarıldığını ve köy ihtiyar heyeti tarafından 700 metre mesafede bulunan köyün girişine getirilerek hayvan sulama sıvatı yapıldığını, bu oluktan köy hayvanlarının istifade ettiğini, bu sıvattan boşa akan suyu kendi bahçesinin sulamasında kullanmakta iken suyun yetersiz olması nedeni ile şu anda bu sudan istifade etmediğini ifade etmiştir.
Mahallinde yapılan keşfi müteakiben ziraat bilirkişinin verdiği 04.09.2001 havale tarihli raporun incelenmesinden, davacının bahçesinde çeşitli yaş ve ebatlarda meyve ağaçlarının olduğu, davacının bahçesinin başka bir su kaynağından su ihtiyacını karşılaması mümkün olmadığından dava konusu uyun yaz mevsimi periyodu boyunca 2/3lik bir miktarına ihtiyaç duyulduğu, bu suyun kesilmesi halinde ağaçların kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını, söz konusu kaynaktan çıkan suyun 2/3lük kısmının bölünerek davacının bahçesinde kullanımının sağlanması gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, köy hayvanlarının kullanımı için yapılan oluktan arta kalan suyun 1/2 sinin davacı ve 1/2 sinin davalı tarafından kullanılmasına, bu kullanım için yapılacak tesis masraflarının, hisseleri oranında taraflarca karşılanmasına karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, dava konusu suyun 2/3lük kısmının davacı tarafından kullanılması gerektiği belirtildiği halde, mahkemece bilirkişi raporunda gösterilen bölüşüm dışında, herhangi bir gerekçede gösterilmeden 1/2 oranında suyun taraflarca kullanılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak, kararın infazı kabil olacak ve ileride tereddüde mahal bırakmayacak şekilde çözüm sağlayıcı bir bilirkişi raporu alınarak, uyuşmazlığın giderilmesi gerekirken, müphem ve infazı kabil olmayacak bir karar ile davanın sonuçlandırılması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2001 gününden oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy