(1086 S. K. m. 308, 309)
Dava: Dava dilekçesinde toplam 134.504.265 lira alacağa vaki itirazın iptali %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada; cep telefonu abonesi olup, telefon hattı kullanımından doğan fatura borcunu ödemeyen davalının, alacağa vaki itirazının iptali istenilmiştir.
Davalı, davacı taraf ile abone sözleşmesi imzalanmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını, bazı kimlik bilgilerinde fark olduğunu, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalının mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri ile sözleşmedeki imza arasında çıplak gözle gözlenen farka ve davalının annesinin kızlık soyadındaki farklılık nedenleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 308 ve devamı maddelerinde imza inkarı halinde mahkemece yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir.
Buna göre; inkar edenin atılış tarihi itibariyle inkar edilen imzası ile yakın tarihte atılmış, uygulamaya elverişli imzalarının temin edilmesi gerekir. Uygulamaya elverişli (tatbike medar) belgeler, HUMK.mad.309/3'te tahdidi olarak sayılmıştır.
İnkar edenin uygulamaya elverişli bir imzası varsa, hakimin ilk önce bu imza ile inkar edilen imzayı karşılaştırması (veya bilirkişiye karşılaştırma yaptırması) gerekir. Başka bir deyimle, inkar edenin uygulamaya elverişli bir imzası varken yazı yazdırma (istiktab) yoluna başvurulamaz. Ancak, uygulamaya elverişli imza ile inkar edilen imzanın karşılaştırılması sonunda hakim, inkar edilen imzanın inkar edene ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaat sahibi olamaz ise, o zaman yazı yazdırma (istiktab) yoluna başvurabilir (HUMK. mad.309/4).
Mahkemece yukarıdaki hukuki ve fiili olgular dikkate alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçelerle ve eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 26.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy