(4721 S. K. m. 175, 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde boşanma protokolüne göre her yıl enflasyon oranında arttırılması gereken iştirak nafakasının 29.05.1999 günü başlayan dönem için arttırılmadığı iddia edilerek nafakanın, bu tarihten başlayarak enflasyon oranında arttırılıp 270.000.000 lira olarak hüküm altına alınması istenilmiştir.
Mahkemece dava tarihinden itibaren nafakanın arttırılmasına ilişkin olarak verilen kararı, artışın uygulanacağı tarih yönünden davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında görülüp kesinleşen İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahk. 1997/204-260 sayılı dava dosyasında verilen karar ile tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları müşterek çocuk için ayda 75.000.000 TL lira iştirak nafakasının her yıl enflasyon oranında arttırılarak ödeneceğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının istemi ise, anlaşmalı boşanmada nafaka için kararlaştırılan artış oranının uygulanmasıdır.
O halde mahkemece protokole uygun olarak nafakanın arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, artışın geçerli olduğu tarihte yanılgıya düşülmüş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 8.10.2002 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy