(2004 S. K. m. 67)
Dava : Dava dilekçesinde davalının temerrüd nedeniyle taşınmazdan tahliyesi ile 816.000.000 lira faiz alacağı için takibe yapılan kısmi itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından alacağa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline ait işyerinde davalının kiracı olduğunu, 1.11.2000 tarihinden geçerli kira parasının tespiti hususunda açılan davada; aylık kiranın brüt 1.240.000.000 lira olarak tespit edildiğini ve mahkeme kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, kesinleşmiş ilama dayanılarak icra takibi yapıldığını, takibe davalının işlemiş faiz yönünden itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu iddia ederek; davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile, temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; faiz alacağı yönünden bilirkişi raporunda belirtilen miktar ( 521.998.027 lira ) üzerinden davanın kısmen kabulüne, tahliye ile ilgili istemin reddine karar verilmiş, hüküm faiz alacağı yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 24.11.1995 gün ve 2-2 sayılı kararına göre: Kira tespitine ilişkin mahkeme kararı ile belirgin hale gelen kira farkı alacağına, ayrıca ihtara gerek kalmaksızın, kira tespit kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Somut olayımızda; kira tespitine ilişkin karar 17.4.2001 tarihinde kesinleşmiş, aynı gün takibe konulmuş ve kira alacağı ile birlikte 816.000.000 lira işlemiş faiz talep edilmiştir. Yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, davacı, ancak takip tarihi itibariyle faiz isteyebilir.
Mahkemece, faiz alacağı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy