(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı (K.davacı) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, aylık 20.000.000 lira olan yoksulluk nafakasının kaldırılması, karşılık davada ise; nafakanın artırılarak 200.000.000 liraya çıkartılması istenilmiştir.
Mahkemece, davalı ev hanını olup duldur. Tapulu evinde oturmaktadır. Emekli olup ölen babasından 3 ayda 600.000.000 lira emekli maaşı almakta ve aylık 100.000.000 lira kira geliri bulunmaktadır. Ayrıca üzerine kayıtlı gayrimenkulleri mevcuttur. Bu duruma göre yoksulluğu zail olmuştur gerekçesi ile davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, davalının açtığı artırım davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı (K.davacı) tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dilekçesinde; 15.7.1998 tarihinde kesinleşen boşanma ilamında davalı lehine aylık 20.000.000 lira yoksulluk nafakası hükmedilmişse de, aslında davalının yoksul olmadığını, zühule ve zanna dayalı olarak mahkemenin nafakaya hükmettiğini, davalının nafakaya ihtiyacı bulunmadığını iddia ederek, nafakanın kaldırılmasını istemiştir. Davacının aynı gerekçeyle Ankara 29.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada; mahkemenin 28.12.1999 gün ve 1999/202-879 sayılı kesinleşen ilamı ile talebi ret edilmiştir. Böylece davalının yoksulluk durumu mahkeme kararları ile kesinlik kazanmıştır. Aynı davada davalı kadının açtığı karşılık dava (nafakanın artırılması istemi) da ret edilmiştir.
Ancak, her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Önceki dava 22.3.1999 tarihinde açılmış aradan 2 yıldan fazla süre geçmiştir. Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; davalı kadın yoksulluktan kurtulmuş değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında, asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK.07.10.1998 gün 1998/2-656 E, 1998/688 K., 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 1.5.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları). Davalının mevcut ekonomik durumu davanın açıldığı tarihteki şartlara göre onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir.
O halde, mahkemece; üç yıl önce takdir edilen yoksulluk nafakasının, davacı kadının zorunlu ihtiyaçları ile ülkedeki ekonomik yapı ve enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün düşmesi hususları göz önünde bulundurularak, MK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de nazara alınarak uygun bir miktarda artırılması gerekir. Bu nedenle mahkemenin ret sebebi olarak gösterdiği hususlar ve yoksulluğun zail olduğuna dair değerlendirmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy