(4721 S. K. m. 144)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada daha önce hükmedilen iştirak nafakasının arttırılması ve davacı için yoksulluk nafakasının hüküm altına alınması istenilmiş, mahkemece her iki istemin de kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile müşterek çocuğun giderleri dikkate alındığında hüküm altına alınan iştirak nafakasında bir aşırılık görülmemiştir.
Ancak, taraflar arasında görülüp kesinleşen boşanma davasında davacı müşterek çocuk için ayda 50.000.000 TL iştirak nafakası talep etmiş ve başkaca tazminat ve nafaka talebinin olmadığını beyan etmiştir.
Medeni Kanunun 144. Maddesi uyarınca yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka isteyenin boşanma anında, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması gerekir. Davacının boşanma davası sırasındaki beyanı bu olgunun varlığını kabule engeldir.
O halde mahkemece yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu talebin de kısmen kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 5.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy