(818 S. K. m. 19, 256) (1086 S. K. m. 275, 283)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 20.9.2001 gününden başlayarak aylık 1.600.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 01.0376.269.188 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 20.9.2001 dönemi kira parasının 1.600.000.000 lira olarak tespiti istenilmiş, mahkemece bilirkişi raporu ile bildirilen rayiç kiranın 01.0376.269.188 lira olduğunun kabulü ile bu miktarın tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 20.9.1997 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup tespiti istenen dönem sözleşmeyi takip eden dördüncü dönemdir. Mahkemece hak ve nesafet ilkesi uyarınca kira parasının tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, hükme esas bilirkişi raporunda bir dayanak gösterilmeden genel ifadeler ile kiralananın bina ve arsa değeri üzerinden belirlenen 01.0376.269.188 lira kira parasının rayiç kira olduğu sonucuna varılmış ve mahkemece de bu miktara hükmedilmiştir.
Kiralananın bulunduğu yörede oluşan kira paraları ile bir karşılaştırmayı içermeyen bilirkişi raporu temyiz incelemesine elverişli olmadığı gibi, kiralananın kira parasına etki eden somut özellikleri, benzer yerlerin kira sözleşmeleri incelenerek saptanmamış, bilirkişilerin genel ve dayanağı olmayan ifadeleri hükme esas alınmış olup bu miktar kira parası saptanmış olmasının somut nedenleri de gösterilmemiştir.
Mesken olarak kullanılan taşınmaza benzer özellikler taşıyan yerlerin kira sözleşmeleri araştırılmalı, bulunamadığında ise bulunan yerlerle karşılaştırması yapılmak suretiyle boş olarak getireceği kira parası saptanmalıdır.
Bundan ayrı 18.11.1964 gün ve 19/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kira parası bilirkişi raporundaki verilere dayanılarak hakimce hak ve nesafet kurallarına göre sınırlandırılarak takdir edilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 18.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy