(743 S. K. m. 679)
Dava: Dava dilekçesinde suya elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davalının açtığı kuyunun davacının kuyusundaki suyun azalmasına neden olduğundan suya vaki müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu kuyunun kapatılmasına karar verilmiştir.
Jeoloji Mühendisinin raporunda davalının açtığı kuyu nedeni ile davacının kuyusundaki etkilenme oranı %2 olarak belirtilmiştir. Ayrıca, Ziraat Mühendisinin raporunda da davacının kuyusunun hacmi göz önüne alındığında davacıya ait parselin sulama suyu ihtiyacının karşılandığı belirtilmiş, davalının sulama suyu ihtiyacı da kendi kuyusundan karşılandığı açıklanmıştır.
O halde, davacının kuyusundaki suyun etkilenme oranının düşük olması ve mevcut suyun davacıya yeter derecede olması halinde mahkemece davalının kuyusunun tamamen kapatılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy