(743 S. K. m. 86) (1086 S. K. m. 275, 388)
Dava: Dava dilekçesinde nişan hediyelerinin aynen olmadığı taktirde bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, nişanın bozulması nedeniyle davalıya verilen takı, ziynet ve eşyaların aynen olmadığı taktirde bedeli olan 4.790.000.000 liranın iadesi istenilmiş; mahkemece, bir kısım takı, ziynet ve eşyanın aynen iadesi, olmadığı taktirde parasal karşılığının (miktar belirtilmeden) davalı Öznur'dan alınarak davacıya verilmesi, diğer davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, MK'nun 86/1. maddesine göre nişan hediyelerinin iadesine karar verilebilmesi için; dava konusu şeylerin davalı nişanlıya, davacı tarafından verildiğinin usulüne uygun olarak kanıtlanması gerekir. Gerçekten de nişan hediyelerinin iadesini ancak bizzat verenler isteyebilir. Yine MK'nun 86/2. maddesi uyarınca nişanın bozulması nedeni ile hediyelerin aynen, mevcut değil ise, karşılığı sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri verilebilir. Kural olarak; giyilmekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyaların geri verilmesine karar verilemez.
Diğer taraftan HUMK'nun 275 ve devamı maddeleri gereğince bilirkişinin özel ve teknik bilgiye sahip olması gerekir. Hediyelerin değeri yönünden avukatın sözüedilen bilgiye sahip olduğu kabul edilemez.
Ayrıca HUMK'nun 388/son maddesi gözetildiğinde; hükümde, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; iadesi istenen hediyelerin kim tarafından verildiği dolayısı ile davacının hangi hediyeleri geri isteyebileceği kesin şekilde belirlenmemiş, bu yönde tanık beyanları açıklığa kavuşturulmadığı gibi, bu husustaki deliler de (video-kamera kayıtları vs. gibi) incelenmemiştir.
Bundan ayrı, bir kısım nişan hediyelerinin davalı tarafça iade edildiği savunulduğu ve cevap dilekçesinde de her türlü delile dayanıldığı halde, davalı tarafın yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, giyilmekle, kullanılmakla eskiyen montun iadesine kara verilmesi, hediyelerin değeri yönünden ise bilirkişi olarak avukatın seçilmesi ve hükümde de şüphe ve tereddüt içerecek şekilde iadesine karar verilen hediyelerin değerinin açıkça rakam olarak gösterilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy