(2004 S. K. m. 50, 67) (1086 S. K. m. 9, 27)
Dava: Dava dilekçesinde 340.639.926 liralık takibe yapılan itirazın iptali ve %40 icra-inkar tazminatın ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yetki nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; abone sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili amacı ile yaptıkları icra takibine yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığını savunmuştur.
Mahkemece; takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Dava, ilamsız takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. İcra İflas Kanunu'nun 50/1 maddesine göre H.U.M.K.'daki yetki hükümleri (H.U.M.K.9-27) ilamsız icradaki yetki hakkında da kıyasen uygulanacaktır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahında ki icra dairesidir. (H.U.M.K. m.9)
İcra takibine konu edilen borç (Frame Relay) abone sözleşmesinden kaynaklanan para borcudur. Sözleşmeden doğan para borçları için, genel yetkili icra dairesi dışında sözleşmenin yapıldığı yerdeki (İ.İ.K. m. 50 c.2) ve sözleşmenin ifa edileceği yerdeki (H.U.M.K. m 10) icra daireleri de yetkilidir.
Dosyada mevcut abone sözleşmesinin incelenmesinden, aboneliğin erişim adresi Frema Raley aboneliğinin kullanılacağı, yani sözleşmesinin ifa edileceği yer olarak T.B.M.M. Sabah Gazetesi Bürosu Çankaya-Ankara gösterilmiştir.
Davacı alacaklı, icra takibini genel yetkili icra dairesi olan İstanbul (borçlunun ikametgahı) icra dairelerinde yapabileceği gibi, sözleşmenin ifa edileceği yer alan Ankara icra dairelerinde de yapabilir.
Mahkemece, davacı alacaklının bu seçim hakkı dikkate alınıp takibin yapıldığı Ankara İcra Dairesinin yetkili olduğu kabul edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy