(818 S. K. m. 125, 128, 129) (1086 S. K. m. 4)
Dava: Dava dilekçesinde 231.260.310 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde davalı Yakup'un diğer davalıya ait araçla davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet vermesinden dolayı açtıkları kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, o davada bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat miktarından bakiye 231.260.310 lira tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar dilekçelerinde olayın 3.11.1990 tarihinde meydana geldiğini, ek dava tarihi (9.10.2000) itibariyle ceza zamanaşımının dahi dolduğunu bildirerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuşlardır
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak kısmi dava açılması, sonraki açılacak davanın zamanaşımını kesmez. Zamanaşımı; sonraki davanın açılış günü itibarıyla belirlenir.
Tazminat talebine konu haksız fiil 3.11.1990 tarihinde işlenmiştir. Tazminat davası ceza yasaları gereğince daha uzun zamanaşımına bağlı cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş olursa, tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır. (BK. m.60/II, S. K. m. 455 ve 102/4) Somut olayda uygulanacak ceza zamanaşımı 5 yıldır. İşbu ek davanın 9.10.2000 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davada davalı araç maliki esasa cevap süresinde zamanaşımı definde bulunmuş, diğer davalı Yakup esasa cevap süresinden sonra zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de, davacı savunmanın genişletilmesine itiraz etmemiştir.
Davada suç tarihine göre ceza zamanaşımı dolduğu halde, davalıların zamanaşımı savunmaları da dikkate alınmadan mahkemece davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 05.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy