(4721 S. K. m. 761) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin davalı ve davacı vekili ve duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunun günde temyiz eden davalı Vek. Av. Münip Polat geldi. Aleyhine temyiz olunan davacılar Vek. Av. Yurdan Doğukan geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde suya vaki el atmanın önlenmesi talep edilmiş, mahkemece Davalı Köyün nizalı suda öncelik hakkı bulunduğu kabul edilerek Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında davalının ihtiyacından fazla olan 3.8 litre/dakika, diğer aylarda da 32.75 litre/dakika suya davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davalı köyün öteden beri yararlanmakta olduğu arazi miktarı dikkate alınarak hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, nizalı suyun debisi, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yapılan ölçümlerde 210 litre/saniye, mahkemece yapılan tedbir keşfi sonunda alınan 24.7.2000 tarihli bilirkişi raporunda 160 litre/saniye olarak ölçüldüğü halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 115.8 litre/dakika olarak ölçüldüğü belirtilmiştir.
Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, yukarıda anılan raporlar arasında suyun miktarı yönünden fahiş fark vardır. Bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak keşifte suyun ölçülen miktarının litre/dakika mı yoksa, litre/saniye mi olduğu hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. Alınacak ek raporda suyun debisinin litre/dakika olduğunun belirtilmesi halinde gerek suyun miktarı, gerekse davalının su ihtiyacı yönünden önceki raporlar ile arada fahiş fark oluşacağından bu husus üzerinde durularak varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 275.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy