(4721 S. K. m. 683)
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesi ile Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce, müvekkillerine ait taşınmaz içerisine kuyu açıldığını ve suyun kullanımı için davalı köy muhtarlığına teslim edildiğini, açılan bu kuyunun, bahçeleri içindeki diğer kaynak ve kuyu sularını etkilediğini iddia ederek, davalı köyün suya vaki müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dava kabul edilerek, mülkiyeti davacılara ait Elazığ Merkez Salkaya Köyü 2185 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan sondaj kuyusundaki, davalının su çekme faaliyetinin durdurulması suretiyle, davacıların kadim sularına vaki müdahalesinin men'ine karar verilmiş hüküm davalı Köy Muhtarlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, Köy Hizmetleri İl müdürlüğü tarafından açılan ve kullanımının davalı köye bırakıldığı kuyunun, kendilerine ait diğer parsellerdeki kaynak sularını ve kuyuları etkilediği iddia edilerek, müdahalenin men'i istenilmiştir.
Mahkemece, davalısı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü olan ve husumet nedeniyle retle sonuçlanıp kesinleşen dava dosyasındaki bilirkişi raporu esas alınarak hüküm oluşturulmuştur. Oysa söz konusu bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Köy Hizmetlerince açılan kuyunun 2143 no.lu parsel içerisinde kaldığı belirtilmiş olmasına rağmen, 2185 parsel içerisindeki kuyu ile ilgili hüküm kurulmuştur. Kaldı ki, dava dilekçesinde; açılan kuyunun 2136 parsel içerisinde bulunduğu iddia edilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davalı köy muhtarlığının kullandığı (Köy Hizmetlerince açılan) kuyunun hangi parsel içerisinde kaldığı tapu kaydı ve çaplı krokisi getirtilerek saptanmalı, bundan sonra suların en az olduğu bir dönemde (Eylül-Ekim ayları) içlerinden birisi Jeoloji Mühendisi olmak üzere oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılmak suretiyle açılan kuyu ile diğer davacılara ait kaynak ve kuyuların debileri ölçülmeli ve davalı köyün kullandığı kuyunun davacıların yararlandığı kaynak ve kuyuları etkileyip etkilemediği belirlenmelidir. Eğer etkilemediği anlaşılırsa ve de davalı köyün davacılara ait taşınmaz mülkiyetine bir müdahalesi yoksa davanın reddine karar verilmelidir. Etkilediği anlaşılırsa tarafların (yararlandıkları bütün sular gözetilerek) bu suya olan ihtiyaçları ve suyun yeterliliği de usulünce tespit edilip, davacıların öncelik hakkı dikkate alınmak, ihtiyaç fazlasından davalı köyü de yararlandırmak suretiyle bir su düzeneği ve rejimi oluşturmak, oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy