(818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 428) (1136 S. K. m. 167)
Dava: Dava dilekçesinde 140.889.180 lira alacağın istirdaden faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 1996 ve 1997 yılları için bir avukata ödenebilecek vekâlet ücretinin azami sınırı aşılarak davalı avukata ödeme yapıldığından söz edilerek fazla ödenen 140.889.180 lira alacağın tahsili istenilmiştir.
Davalı, davacı kurumun dava açmakta hukuki yararı olmadığını ayrıca 1 yıllık dava açma süresinin de geçmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık vekâlet ücreti sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 1136 Sayılı Avukatlık Kanununda değişiklik yapılmasına dair 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 Sayılı Kanunun 80. maddesi ile Avukatlık Kanunun 167. maddesi değiştirilerek Avukatlık sözleşmesinden ve vekâlet ücretinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkların hakem kurulunca çözümleneceği hükmü getirilmiştir. Anılan yasada, usule ilişkin bu hükmün uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gerekir. Mahkemenin görevine ilişkin bu husus yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Bu nedenle hükmün davanın hakem kurulunda görülmek üzere bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy