(1086 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde davacı (kiracı) tarafından 01.03.2000 tarihli kira sözleşmesi ile belirlenen 1000 DM kira bedelinin dövizdeki aşırı artış nedeniyle fahiş olduğu ileri sürülerek 330.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren 550.000.000 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada; davalıya ait mecurun 01.03.2000 tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi gereğince aylık 1000 DM bedel ile kiralandığı ancak kriz nedeniyle döviz fiyatlarındaki aşırı artış nedeniyle akdin çekilmez hal aldığı ileri sürülerek kira parasının 330.000.000 liraya indirilmek suretiyle tespiti istenilmiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece kira parasının 4.6.2001 dava tarihinden itibaren 550.000.000 lira olarak tenkisen tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun mad. 8/ll-1'e göre: Kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davalarına, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık açılacak davalara Sulh mahkemeleri bakmakla görevli kılınmıştır.
Kira parasının değişen durumlara uyarlanması davalarına ise kira sözleşmesinin yıllık tutarı dikkate alınmak suretiyle Sulh ya da Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılmak gerekir. Zira henüz kira sözleşmesi sona ermeden kira parasının saptanmasının istenilmesi 21.11.1966 gün ve 19/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında anılan yeni dönem kira parasının tespiti olarak nitelendirilemez. Öte yandan HUMK 8. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevleri sınırlı olarak belirlenmiş ve de kira sözleşmesinin yeni duruma uydurulmasına ilişkin davalar bu madde hükümleri kapsamı dışında tutulmuştur.
Davacının iddiası sözleşmedeki edimler dengesinin sonradan çıkan olaylar nedeniyle değiştiği ve böylece sözleşme temelinin çöktüğü istikametindedir.
Mahkemece, yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmek gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy