(818 S. K. m. 520) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Dava dilekçesinde 125.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 15.10.1999 tarihli ortaklık sözleşmesi uyarınca beslenen keçilerden 16 tanesinin davalı tarafından satıldığı halde hissesine düşen 4 keçi bedeli olan 125.000.000 liranın ödenmediği ileri sürülerek tahsili istenilmiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece ispatlanamadığından ötürü davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK.520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan kar payı isteminden ibarettir. Dosya içerisinde bulunan 15.10.1999 tarihli sözleşme örneğinden davacı ve davalının keçilerini dölü ortaklığına dava dışı üçüncü kişiye bırakmışlardır. Davalı savunmasında davacının ortaklığa verdiklerinin karşılığını para olarak aldığını ve ortaklığın sona erdiğini ileri sürmüştür. Oysa davacı bu savunmayı doğrulamamıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 290. maddesi uyarınca, adi ortaklığın yazılı sözleşme ile kurulmasından ötürü tasfiye edildiğinin de yazılı kanıtla ispatlanması gerekir. Zira tasfiye olgusu hukuksal işlem mahiyetinde bulunmaktadır. Öte yandan, miktara göre kar payının (keçi bedelinin) davacıya ödendiği savunması için de durum böyledir.
O halde mahkemece yapılacak iş, davalının kar payının ödendiğine ve ortaklığın sona erdiğine ilişkin savunmalarını ispatlamak için yazılı belge sunulmamasına karşın davalının bu açıdan davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu gözetilmek suretiyle şayet davalı savunmasını ispatlarsa şimdiki gibi davanın reddi cihetine gidilmesi aksi takdirde ise ortaklık konusu işin niteliği, kapsamı ve yazılı sözleşmenin içeriği uzman bilirkişi aracılığı ile incelenmek suretiyle ne kadar kar payı ödenmesi gerektiğinin saptanması ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy