(818 S. K. m. 60) (765 S. K. m. 102, 456)
Dava: Dava dilekçesinde 250.000.000 lira manevi tazminatın, karşı dava dilekçesinde ise 300.000.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşılık davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı k.davalı Şerif Ç. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, miras nedeniyle aralarının bozulduğunu, olay günü kahvehanede karşılaştıklarını, aralarında tartışma çıktığını, davalı kardeşi tarafından dövülüp hastaneye kaldırıldığını, davalının Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanıp müessir fiilden mahkum olduğunu (TCK. m. 456/4) bu eylemin kendisini manevi yönden çökerttiğini beyanla 250.000.000 lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, olayın üzerinden 2 yıla yakın süre geçtiğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini savunmuş, karşı davasında da; miras yüzünden, ağabeyi olan davacı tarafından hırpalandığını, aleyhine davalar açarak kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, 300.000.000 lira manevi tazminatın davacı-k.davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, olayın 29.11.1998 tarihinde gerçekleştiği ve BK. 60. maddeye göre 1 yıllık zamanaşımının geçtiğinden bahisle davanın reddine, kişilik haklarının zedelendiği kanıtlanmadığından karşı davanın da esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
BK.60/II. maddesi ....Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruruzamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruruzaman tatbik olunur.... demek suretiyle zamanaşımı süresi için ceza kanununa atıfta bulunmuştur.
Manevi tazminat talebine konu fiil 29.11.1998 günün işlenmiştir. Somut olayda uygulanacak ceza zamanaşımı 5 yıldır. (BK. m. 60/II, TCK. m. 456/4 ve 102/4) Davanın tarihi ise 27.6.2000 olup zamanaşımı süresi dolmadığından, işin esasına girilip toplanan delillere göre uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy