(743 S. K. m. 148)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde daha önce 75.000.000 lira olarak takdir edilen iştirak nafakasının 150.000.000 liraya çıkartılması istenilmiş, mahkemece bu dönem içerisinde davalının gelirinde bir artışın olmaması gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Medeni Kanunun 148. maddesi uyarınca velayet kendisine verilmemiş olan anne veya baba, çocuğun infak ve terbiye masraflarına katılmak ile yükümlüdür. Eşler mali güçleri oranında çocuğun nafakasına katılırlar. Nafaka tayin edilirken sadece davalının mali imkanları değil, çocukların yaşı, ihtiyaçları memleketin geçim şartları ve özellikle birlik devam ederken babanın çocuklara alıştırdığı yaşama şekli gibi faktörlerin dikkate alınması gerekir.
O halde mahkemece bir yıldan fazla bir zaman önce takdir edilen iştirak nafakasının çocuğun ihtiyaçlarının artması, enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün düşmesi hususları göz önünde bulundurularak uygun bir miktarda arttırılması gerekir.
Ayrıca mahkemenin kabulünün aksine davalı babanın geliri önceki dava gününe göre aynı kalmamış, artmıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy