(4721 S. K. m. 175) (1086 S. K. m. 94, 95)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada yoksulluk nafakasının arttırılması istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, davalı taraf bu kararı temyiz etmiş, temyiz incelemesinden önce davacı taraf 19.3.2002 günlü dilekçe ile davadan feragat etmiştir.
Davadan feragat hüküm verildikten sonra da mümkündür.
11.4.1940 gün ve 70 sayılı içtihadı birleştirme kararında da benimsendiği gibi, hükümden sonra ortaya çıkan ve asıl kararın temyiz yoluyla incelenmesine engel olan bir durum karşısında keyfiyetin mahalli mahkemesince incelenmek ve karara bağlanabilmesi için hükmün bozulması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu nedenlerle hükümden sonra esas davadan vazgeçme olayı karşısında mahalli mahkemece bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy