(2004 S. K. m. 67) (3030 S. K. m. 18, 21) (2464 S. K. m. 98) (2576 S. K. m. 6) (6183 S. K. m. 5)
Dava: Dava dilekçesinde 137.500.000 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, % 40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Büyükşehir Belediye vekili, kaldırıma reklam panosu asan davalıdan 1998, 1999, 2000 yılları için istenen toplam 137.500.000 lira asma tahsis ücreti ile 130.627.000 lira gecikme zammının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve % 40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermeyerek davayı reddetmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkındaki Kanunun 18. maddesinde ilan ve reklam vergileri ile asma tahsis ve bakım ücretleri belediye gelirleri arasında sayılmış, davacı Belediye de bu madde uyarınca tarh ve tahakkuk ettirdiği reklam vergisinin tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. Ancak aynı Kanunun 21. maddesi ile bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Belediye Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulanacağı belirtilmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 98. maddesinde Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır denilmekte ve buna bağlı olarak 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 6. maddesinde Vergi Mahkemelerinin görevleri belirtilmektedir. Sözü edilen maddenin a bendinde; belediyelere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları, b bendinde ise 6183 sayılı kanunun uygulanmasına ilişkin davaları vergi mahkemeleri çözümler, hükmü yer almaktadır.
6183 sayılı kanunun 5. maddesinde takibatın, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılacağı belirtilmiş, bu konuda icra dairelerine bir görev yüklenmemiştir. Bu yasada öngörülen takip şekli dışında yapılan bir takip yasaya aykırı bulunacağından, şikayet üzerine her zaman takibin iptali cihetine gidilmektedir.
Bu durumda, ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından, takibe yapılan itirazın iptali için açılan bu davanın da dayanağı ve dava şartı bulunmadığından reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy