(2004 S. K. m. 62, 67)
Dava dilekçesinde. 99.057.318 liralık alacağa yönelik itirazın iptali ve %40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, T.... abonesi olan davalının ödenmeyen telefon borcunun tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını ve davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptaline ve %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, borçlu olan davalının 7 günlük borca itiraz süresi geçtikten sonra itirazda bulunduğu ve ödeme emrinin böylelikle kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf temyizinde, takibe itirazın başka bir yer icra dairesi vasıtası ile yapıldığını, bu nedenle itirazın yasal süresi içinde olduğunu ifade etmiştir.
Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yapmak zorundadır. İtiraz, kural olarak ödeme emrini gönderen (takibin yapıldığı) icra dairesine yapılır. Fakat borçlu, takibin yapıldığı icra dairesinden başka bir icra dairesine de itirazını bildirebilir (İİK.m.62, I c.2) Bu halde itiraz, itirazın yapıldığı başka yer icra dairesine bildirildiği tarihte yapılmış sayılır.
Davada, davalı borçluya Bursa İcra Müdürlüğü tarafından ödeme emri gönderilmiş, davalı borçlu ödeme emrini 30.10.2000 tarihinde tebellüğ etmiş ve 01.11.2000 tarihinde İstanbul 1.İcra Müdürlüğü kanalı ile ödeme emrine itiraz etmiştir.
Yukarıdaki ilke ve esaslar doğrultusunda mahkemece borçlunun 7 günlük yasal itiraz süresi içinde başka yer icra dairesi (İstanbul 1.İcra Müdürlüğü) aracılığı ile ödeme emrine itirazda bulunduğu kabul edilerek itirazın iptali davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy