(6570 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde tahliye ve 4000 Alman Markı karşılığı 3.033.800.000 lira kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile tahliye ve 231.000.000 lira alacağın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde davalı kiracının aylık 200 Alman markı olan kira bedelini 2000 yılı için 12 aylık, 2001 yılı için ise 8 aylık olmak üzere toplam 4000 DM karşılığı 3.033.800.000 lirayı ödemediğinden bahisle kira alacağının tahsili ile, davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, gayrimenkulde kiracı olduğunu, aylık kiranın 21.000.000 lira olup 2001 yılı 11. ayından itibaren ödeme yapamadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafın kendisine teklif olunan yemini eda etmesi nedeniyle aylık kira bedelinin 21.000.000 lira ve 11 aylık kira alacağının 231.000.000 lira olduğunun kabulü ile, temerrüt nedeniyle tahliye ve 231.000.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
Davacı taraf aylık kira parasının 200 Alman markı olduğunu iddia etmiş ve bunu ispat içinde mahkemede davalıya yemin teklif etmiştir. Davalı ise aylık kiranın 21.000.000 lira olduğu hususunda yemin etmiştir. Kira sözleşmesinin varlığını ve kira parasının miktarını iddia eden davacı bu hususları ispatla yükümlüdür.
O halde bu konuda davalıya teklif edilen yemin dosya kapsamına uygun bulunmaktadır.
Ancak kural olarak olaydan kendi lehine haklar çıkaran taraf o olayı ispat etmelidir. Bu ilkeye göre kira bedelinin ödendiğini ispat yükü davalı tarafa düşmektedir. Davalı 21.9.2001 tarihli cevabi ihtarnamesinde 20 aylık kira bedelinin ödenmiş olmasına rağmen belgesinin olmaması yüzünden 420.000.000 lirayı ödeyeceğini belirtmiş, duruşmada ise 11. aydan itibaren ödeme yapmadığını kabul etmiştir. Bu durumda ödeme savunmasını ispat bakımından davalıdan delilleri sorulmalı, gerekirse yemin deliline de başvurmak suretiyle tüm deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle ve eksik soruşturma ile sonuca gidilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy