(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275, 281)
Dava: Dava dilekçesinde 73.910.000 lira gecikme bedeli için takibe vaki itirazın iptali, % 40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından süresinde ödenmeyen fatura alacağının gecikme zammı ve işlemiş faizi ile birlikte tahsili için başlatılan ilamsız takipte asıl borç ödenmiş olmakla 73.910.000 lira gecikme bedeli ve % 70 faizi yönünden takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermeyerek davayı reddetmiştir.
Mahkemece, itirazın iptali ile borç aslı üzerinden % 40 inkar tazminatının tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 275 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK'nun 281 maddesine göre, bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Somut olayda, davalı takibe itirazında asıl borcu ödediğini savunarak gecikme zammı ve işlemiş faiz yönünden borca itiraz etmiş, davacı vekili ise asıl borç ödenmiş olmakla, itiraz edilen 73.910.000 lira gecikme bedeli ve bu bedele işletilecek % 70 yasal faiz yönünden itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise asıl borca dair ödemeler nazara alınmaksızın, fatura bedeli alacak, gecikme zammı ve faiz yönünden itirazın yerinde olmadığı, BK. 84. maddesine göre kısmi ödemelerin ise öncelikle faiz ve gecikme zammından mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mevcut deliller nazara alınmadığı gibi, talep dışına çıkılarak denetimi de mümkün olmayacak şekilde düzenlenen bu rapor hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
O halde, takibe konu faturaların ayrı ayrı son ödeme tarihleri itibariyle aboneliğin fesih tarihine kadar geçen süre için gecikme zamları ve bu tarihten takip tarihine kadar ise asıl alacak üzerinden temerrüt faizi miktarını belirtir denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy