(1086 S. K. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde 350.000.000 lira asıl + 210.000.000 lira faiz = 560.000.000 lira alacağın tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görevsizlik nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 350.000.000 lira asıl+210.000.000 lira faiz = 560.000.000 liranın tahsili talep edilmektedir.
Mahkemece, talep edilen miktarın 400.000.000 lirayı geçtiğinden ve davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine gireceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü Davacı vekili temyiz etmektedir.
HUMK. nun 1.maddesinde Görev hususu açıklanmış ve 6.4.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3156 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda, HUMK. nun 1.maddesinin 2.fıkrasına göre; faiz, icra tazminatı ve giderler görevin tespitinde hesaba katılamayacağı belirtilmiştir.
Bu durumda, dava edilen asıl alacak miktarının 350.000.000 lira olması ve davanın da 9.10.2001 tarihinde açılmış olması nedeniyle, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu düşünülmeden yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2002 gününden oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy