(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Dava dilekçesinde 400.000.000 lira Ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Dairemizin 14.9.2000 tarihli bozma ilamında 27.2.1997 tarihine kadar olan ecrimisil alacağına davacının payı dikkate alınarak hükmedilmesi gerektiği açıklandığı halde, taşınmazın tamamı için hesaplanan ecrimisile hükmedilmiştir.
Ayrıca hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda taşınmazdan 1997 yılının ilk iki ayı için gelir elde edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle dava dilekçesinde bu yıl için talep edilen alacak miktarının reddine karar verilerek taşınmazdan 1995 ve 1996 yılları için elde edilecek gelirden davacının payı ve dava dilekçesindeki bu yıllara ait istem dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması ve dava dilekçesinde fazla hak saklı tutulmadığı halde HUMK. nun 74. maddesi hükmü göz ardı edilerek fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy