(743 S. K. m. 908)
Dava: Dava dilekçesinde 3.200.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacıya ait bağımsız bölümlerin davalılar tarafından haksız işgali nedeniyle 2.9.1999- 30.4.2000 dönemi için 3.200.000.000 lira ecrimisilin tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davalıların kötü niyetli olmadıkları ve dava konusu yerlerin üçüncü kişilere kiraya verildiği gerekçesi ve de pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hükmü davacı vekili süresinde temyiz etmiştir.
Dava konusu 10 ve 11 nolu daireler önceki malik Ziya A. zamanında ve onun tarafından Temmuz 1985 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile yazlık konut olarak 99 yıllığına dava dışı kişilere (Dr. Khalid A., Laila, Erika, Walid, Rime ve Mobil Ashkar) kiralanmıştır. Şu var ki kiracıların bulunmadığı sürede dairelerin anahtarlarının davalıların elinde olduğu kendi beyanları ile sabittir.
Öte yandan, tarafları aynı olan Sarıyer 1. Asliye Hukuk Hakimliğinin 6.6.2000 tarih ve 2000/80-409 sayılı müdahalenin önlenmesi davasında mahkemenin husumet nedeniyle davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 9.11.2000 tarihli ilamı ile; ...Bir özel mülkün çok cüz'i kira karşılığı 99 yıllığına kiraya verilmesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Öte yandan toplanan deliller ve belirlenen bulgular davalıların çekişmeli daireleri boşaltmamak için bir takım hileli yollara başvurdukları izlenimini uyandırmaktadır. Bir an için davalıların yanında başka kişilerinde çekişmeli taşınmaza elattıkları kabul edilse dahi husumette yanılgı değil, noksanlık söz konusu olur. Hal böyle olunca; davalılardan başka kişilerin elatıp atmadıkları kesin olarak açıklığa kavuşturulması, varsa onlarında davaya dahil edilmesi, bundan sonra işin esası hakkında gerekli araştırma yapılıp, bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi doğru değildir... gerekçesi ile bozulmuş olup dava halen derdesttir. Yine bu dosyada, mahallinde yapılan keşif sırasında dairelerden birinin davalılar tarafından Kazım G.'e kiraya verildiği hususu kendi beyanları ile sabittir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle işin esasına girilerek ve bu dosya ile bağlantılı olan Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest bulunan müdahalenin önlenmesi davası bekletici mesele yapılmak suretiyle doğacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 21.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy