(6570 S. K. Geç. m. 7)
Dava dilekçesinde 04.05.1999-04.05.2001 tarihleri arasındaki kiranın 1.650.000.000 lira olarak tespiti ve bu bedelin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar davada; davalının kiracıları olduğunu, taşınmazı 04.05.1999 tarihinde satın aldıklarını beyan ederek 04.05.1999 tarihinden, tahliye tarihi olan 04.05.2001 tarihine kadar geçen dönemde kira bedelinin 1.650.000.000 lira olarak tesbitini ve tesbit edilen bu kira bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile talep edilen dönem için kiranın 1.650.000.000 lira olarak tespitine ve tespit edilen bu bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı eski kiracı olduğuna göre önceki malik ile davalı arasında yapılan kira sözleşmesi (ya da taraflar arasında yapılmış kira sözleşmesi) getirtilip sözleşmenin koşulları ve sözleşmede kararlaştırılan kira parasının miktarı tespit edilmeden taşınmazın tespiti istenen dönem için getirebileceği kira parası esas alınarak hüküm kurulması doğru değildir. Davalı kiracının eski malik ile aralarındaki kira ilişkisine göre kira miktarı belirlenmelidir.
Davalı ile eski malik arasındaki kira sözleşmesinin koşullarına göre, davanın yeni dönem kira tespit davası olarak açıldığının anlaşılması halinde, kira tespit davalarının hukuki niteliği gereği, aynı davada hem kiranın tespitine hem de tespit edilen bu kira bedelinin tahsiline karar verilmesi mümkün değildir. Kira sözleşmesinin koşullarına göre, açılan davanın salt bir alacak davası olarak kabulü halinde ise, davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacak tutarına göre görev hususunun incelenip, bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy