(4721 S. K. m. 718, 683)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı Vek. Av. M. Elverdi geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı Vek. Av. Y. Renkli gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davacının öteden beri yararlanmakta olduğu suya davalının müdahale ettiği iddia edilerek vaki müdahalenin önlenmesi talep edilmiş mahkemece dava konusu suyun 0,20 lt/sn.lik kısmına vaki müdahalenin önlenmesi cihetine gidilmiştir.
Dava konusu suyun genel sulardan olduğu, her iki tarafın da su üzerinde öncelik hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Genel sulardan öncelik hakkı ihlal edilmemek koşuluyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Davalı Köy Muhtarlığının köye içme suyu ihtiyacı için davacının da yol kenarında bulunan tesislerinde kullanmak üzere dava konusu suyu götürmek istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece mahallinde iki defa keşif yapılmış ise de, bu keşiflerde davacının suya ihtiyacı olup olmadığı araştırılmadığı gibi; davalı köyün ihtiyacı yönünden raporlarda çelişkili görüş bildirilmiştir.
O halde mahkemece suların en az olduğu dönemde keşif yapılarak, davacının mevcut suyunun yeterli olup olmadığı ve bu suya ihtiyacı olup olmadığı araştırılmalı, davacının mevcut suyunun yeterli olduğunun anlaşılması halinde davanın tamamının reddine karar verilmeli; davacının mevcut suyunun yeterli olmadığının anlaşılması halinde ise, içme suyunun kullanma suyuna göre ayrı bir önceliği bulunduğundan davalı köyün su ihtiyacı sağlıklı bir şekilde saptanmalı, mevcut suyun bu ihtiyacı karşılamayan kısmının da davalı sudan tamamlanmasını sağlayacak şekilde bir düzenleme yapılarak hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için Yargıtay'daki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 250.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy