(2918 S. K. m. 89)
Dava: Dava dilekçesinde 94.096.000 lira tazminatın, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalılara ait araçların müvekkiline ait araca çarparak hasar meydana getirdiğini beyan ederek 94.096.000 lira zarar bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında hem davacı hem de davalılardan S. A.Ş. tarafından iki ayrı (aynı tarihli ve aynı zabıt mümzilerinin isimlerinin yer aldığı) trafik kaza tespit tutanağı sunulmuş, davacı tarafın sunduğu tutanakta davalı sürücünün asli kusurlu, davacı sürücünün ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı S. A.Ş. tarafından sunulan tutanağın incelenmesinden ise davacı sürücünün %100 kusurlu, davalının ise kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Duruşma sırasında dinlenilen zabıt mümzileri ise, davalı tarafın ibraz ettiği tutanağın kendileri tarafından düzenlendiğini ifade etmişlerdir.
Mahkemece, zabıt mümzilerinin beyanları esas alınarak ve davalının tamamen kusursuz kabul edildiği tutanak geçerli kabul edilerek (diğer tutanağın ise sahte olduğu) davanın reddine karar verilmiştir.
Davada, aynı olaya ilişkin iki farklı tutanak bulunup bunlardan birinin sahteliği ileri sürüldüğüne göre, sahte evrak tanzimi konusunda ilgililer hakkında suç ihbarında bulunulması gerektiği de düşünülerek, mahkemece tutanak asılları getirtilip, zabıt mümzilerinin tatbike medar imzaları da alınarak Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden tutanaklardan hangisinin sahte, hangisinin geçerli olduğu konusunda rapor alınıp bu raporun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy