(1086 S. K. m. 4)
Dava: Dava dilekçesinde 50.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 50.000.000 lira maddi tazminatın 8.2.1996 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili, fazla hakların saklı tutulması cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve ihbar olunan Sağlık Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin dava hakkını saklı tutarak alacağın bir kısmını ( 50.000.000 lira ) dava etmiştir. H.U.M.K.nun 4.maddesine göre dava edilen alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı bulunduğu takdirde alacağın tamamı gözönünde tutularak mahkemenin görevi olup olmadığının öncelikle saptanması gerekir.
Yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alının raporda; davacı alacağının 2.796.122.300 lira olduğu belirlenmiştir. Bu miktar dava tarihi itibariyle 100.000.000 lirayı geçmektedir.
Mahkemece görev yönü incelenmeden davanın esası ile ilgili hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy