(4721 S. K. m. 4, 182)
Dava: Dava dilekçesinde aylık 15.000.000 lira olan iştirak nafakasının dava gününden başlayarak 150.000.000 liraya çıkartılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık iştirak nafakasının 45.000.000 liraya çıkartılması ve kararın kesinleşmesinden sonra her yılın gelecek yıllarda Temmuz ayının 16'sından başlamak üzere ondan bir yıl önce bir yıllık süre içerisinde gerçekleşen DİE Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki artışa göre nafakanın da kendiliğinden artırılarak uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, müşterek çocuk Didar için boşanma kararında 15.000.000 lira olarak takdir edilen iştirak nafakasının 150.000.000 liraya çıkartılması istenilmiştir. Mahkemece, aylık nafakanın 45.000.000 liraya çıkartılmasına ve kararın kesinleşmesinden sonra gelecek yıllarda Temmuz ayının 16'sından başlamak üzere gerçekleşen DİE Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki artışa göre nafakanın da artırılarak uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca, nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre; özellikle küçüğün yaşı ve ihtiyaçları nazara alındığında; takdir edilen nafaka azdır. Mahkemece, Medeni Kanunun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir.
Ayrıca, 4721 sayılı TMK.'nun 182/3.maddesi "Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir" hükmünü getirmiş ise de; maddede açıkça belirtildiği gibi hakim, ancak taraflardan birinin istemi halinde bu hükmü uygulayabilir. Böyle bir istem olmadan yasaya aykırı olarak hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy