(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 5)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına, karşı dava ile de toplam 990.845.000-TL alacaktan davacının talebinin mahsubu ile 681.488.500 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kiracı, evin tahliyesi anında iade edilmeyen 500 Dolar depozito bedelinin tahsili amacıyla 308.656.500- TL üzerinden girişilen icra takibinin itiraz ile durduğundan bahisle itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kiralayan ise karşılık dava ile ödenmeyen aylar kira bedeli, elektrik-su-aidat ödemeleri toplamı 430.845.000 lira ile evin erken tahliye edilmesi nedeniyle 4 aylık kira mahrumiyeti 560.000.000 lira olmak üzere toplam 980.845.000 lira alacağın mahsubu ile bakiye 681.488.500 liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmü davalı (karşı davacı)temyiz etmektedir.
HUMK 5. maddesine göre karşılık davanın miktar veya kıymeti asıl davanın miktar ve kıymetinden çok ise karşılık davanın kıymeti esastır.
Bu durumda mahkemece her iki dava hakkında görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Yasanın açık ve buyurucu hükmü dikkate alınmaksızın işin esası hakkında hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy