(4721 S. K. m. 175, 176, 182)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı ve karşılık davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiştir.
Davanın değerine göre duruşma isteminin reddine karar verilerek temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı; boşanma kararı ile velayeti kendisine verilen küçük Tülay için takdir edilen 75.000.000 lira iştirak nafakasının 150.000.000 liraya, kendisi için takdir edilen 50.000.000 lira yoksulluk nafakasının da 150.000.000 liraya çıkartılmasını istemiştir.
Karşılık davada ise; yoksulluk nafakasının kaldırılması, iştirak nafakasının ise indirilerek yeniden takdiri talep edilmiştir.
Mahkemece, davacının yoksulluk nafakasının artırılması isteminin reddine, küçük Tülay için iştirak nafakasının 150.000.000 liraya çıkartılmasına; karşılık davacının yoksulluk nafakasının kaldırılması ve iştirak nafakasının indirilmesi taleplerinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, iştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, özellikle davacı annenin emekli öğretmen olup, gücü oranında çocuğun infak ve eğitim masraflarına katılmak zorunda olduğu da nazara alındığında; müşterek çocuk Tülay için takdir edilen nafaka çoktur. Mahkemece, Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy