(818 S. K. m 83) (6762 S. K. m. 566, 643)
Dava: Dava dilekçesinde 22 ayar altın 4 bileziğin aynen, mevcut değilse harca esas değer olan 311.000.000 lira'nın ödeme günündeki karşılığının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 311.000.000-TL. nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin davalıya 4 adet bileziğini borç olarak verdiğini, davalının söz verdiği tarihte borcunu ödemediğini, C. Savcılığına şikayette bulunduğunu ancak savcılık beyanında davalının ödeyeceğini beyan etmesi üzerine şikayetinden vazgeçtiğini iddia ederek halen ödenmeyen 21 bilek nolu 55.15 gr ağırlığında 4 adet bileziğin aynen, mevcut değilse bugünkü harca esas 311.000.000-TL parasal değeri nazara alınarak ödeme günündeki altın değerinin paraya çevrilmesi suretiyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiş, duruşmalara gelmeyip cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının altının ödeme günündeki karşılığının ödenmesine ilişkin talebi, altının eşya olup döviz olarak değerlendirilmeyeceğinden dikkate alınamayacağı ifade edilerek davanın 311.000.000-TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının C. Savcılığında alınan 15.3.1998 tarihli beyanından; "C. Nergiz'den 4 adet bileziği borç olarak aldığını, ekonomik durumu iyi olmadığı için kendisine ödeyemediğini, 10 Nisan 1998 günü ödeyeceğini" bildirdiği anlaşılmaktadır.
Konusu altın olan borçların ödenmesinde-mislen (benzer, eş, özdeş) piyasadan sağlanması, araştırılıp bulunması mümkün oldukça - mislen işlem yapılması, aksi takdirde Borçlar Kanunu'nun 83 ve Ticaret Kanunun 566 ve 643. maddesi gereğince ödeme günündeki ve ödeme günü bulunmayanlarda, yasa uyarınca ivedi olduğu gündeki sürüm değerinin temel tutulması gerekir (19.2.1947; 1/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
Dava edilen ziynet eşyaların misliyattan olup olmadığı, misliyattan ise piyasadan temin ve tedarikinin mümkün bulunup-bulunmadığı araştırılıp, sözü geçen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hüküm kurmak gerekirken eksik inceleme ile ve istem gözetilmeden yazılı şekilde dava tarihindeki değerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 06.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy