(4721 S. K. m. 4, 175, 176/4)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, daha önce 28.000.000 lira olarak takdir edilen yoksulluk nafakasının 100.000.000 liraya çıkartılması istenilmiş, mahkemece "davalının asgari ücretle çalıştığı ve evli olup yeni doğan bir çocuğunun bulunduğu, durumu itibariyle mevcut nafaka ödemesini zorlukla yerine getirebileceği, kaldı ki davacının çalışmasına engel teşkil edecek herhangi bir özrünün bulunmadığı" gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıya, 11.07.2000 tarihli boşanma kararıyla aylık 18.000.000 lira yoksulluk nafakası bağlanmış, açılan artırım davası sonucunda ise 05.01.2001 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 28.000.000 liraya çıkartılmıştır.
TMK. nun 176/4 maddesine göre: tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması ya da azaltılmasına karar verilebilir. Davanın açılması, belli bir zamanın geçmesine bağlı tutulmamıştır.
O halde, mahkemece; bir yıl önce takdir edilen yoksulluk nafakasının, davacı kadının zorunlu ihtiyaçları ile ülkedeki ekonomik yapı ve enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün düşmesi hususları göz önünde bulundurularak, MK. nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de nazara alınarak uygun bir miktarda artırılması gerekir. Her ne kadar mahkemece, davacı kadının çalışmasına engel bir durumunun olmadığı sebebi ile ret kararı verilmiş ise de; kadın, evlilik birliği devam ederken de ev hanımı olup, bir işi bulunmamaktadır. Eğitim ve sosyal durumu nazara alındığında, iş bulsa dahi bulduğu işten elde edeceği gelirin onu yoksulluktan kurtaracak seviye de olmayacağı ülkemizin bilinen gerçeklerindendir. Ayrıca, mahkemenin kabulünün aksine davalı kocanın geliri (asgari ücret) önceki dava gününe göre aynı kalmamış, artmıştır. Bu nedenlerle, mahkemenin ret sebebi olarak gösterdiği hususlar doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy