(1086 S. K. m. 1, 2)
Dava: Dava dilekçesinde 932.522.200 lira tazminatın, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; vergi dairesinde servis şefi olan davalının, vergi dairesi tarafından haczi yapılan bir kısım malları zimmetine geçirdiğini beyan ederek, 384.518.000 lira idare zararının, olay tarihinden dava tarihine kadar ki işlemiş faizi olan 548.004.200 lira ile birlikte toplam alacağın, ödeme tarihine kadar ki yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; asıl alacağa geçmiş günler faizinin de eklenerek talepte bulunulması halinde görevli mahkemenin asıl alacak ve geçmiş günler faizi toplamına göre belirleneceği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davada, asıl alacak ve geçmiş günler faizi toplamı üzerinden alacağın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Ancak, HUMK.'nun 1, 2 maddeleri gereğince bu halde görevli mahkeme sadece asıl alacak tutarına göre belirlenir. Bu miktara geçmiş günler faizi de eklenmez.
O halde, dava konusu asıl alacak tutarı 400.000.000 liranın altında olup, davaya Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerekirken, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy