(743 S. K. m. 137, 162)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, açılan boşanma davasından sonra davalı eşin müşterek hanede bulunan eşyaları alıp götürmüş olması nedeniyle, davacının boşanma davasının reddine ilişkin olarak verilen karardan sonra müşterek haneye dönemediği, bu nedenle ayrı yaşama hakkı bulunduğu iddia edilerek tedbir nafakası talep edilmiş mahkemece davacının ayrı yaşama hakkının olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı eşin Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/587- 707 sayılı boşanma davası açtığı verilen red kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece de kabul edildiği gibi, açılan boşanma davasının reddinden sonra davacının tedbir nafakası talep edebilmesi için ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlaması gerekir.
Dinlenen tanıklar boşanma davasının açılmasından sonra, müşterek hanede bulunan eşyaların davalı tarafından tahliye edildiğini ifade etmişlerdir.
Esasen davalı da bu hususu duruşmadaki beyanı ile kabul etmiştir.
O halde mahkemece davacı eşin ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek hakkaniyet gereği uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy