(4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 37.250.000 lira alacak ve faizi için takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 25.7.1994 tarihli sözleşme ile tapulu taşınmazından 745 kamyon toprak alan davalı anlaşma uyarınca toprak bedeli 37.250.000 lira alacağı ödemediğinden ötürü tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, tüm borcu ödediğini bu nedenle davanın reddini savunmuş, Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kanun aksini emretmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispatla yükümlüdür (MK.mad.6).
Olayımızda; davacı davalıya toprak sattığını iddia etmiş, davalı ise aldığı toprağın bedelini ödediğini savunmuştur.
Davacı toprak satış ilişkisi konusunda davalının itiraz etmediği 25.7.1994 tarihli taraflar arasında düzenlenen ve davalının imzasını taşıyan protokolü sunmuş, teslim konusunda tanıklarını dinletmiş, davalı ise hukuki ilişkiyi kabul ile bedeli ödediği konusunda davacıya yemin teklif etmiştir.
Davacı davalının teklif ettiği yemini kabul ederek usulüne uygun eda etmiştir. Yemin kesin delil olup, bununla yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf bu vakıayı ispat için başka delil gösteremez. Bundan sonra Mahkeme başka delile dayanmadan davayı mevcut yemin çerçevesinde karara bağlamak zorunluluğundadır.
O halde, davalı ödeme hususunu ispat edemediğinden ötürü sübut bulan davanın kabulü gerekirken, ispat külfeti ters çevrilmek suretiyle, deliller de takdir ve münakaşa edilmeden davanın reddedilmiş bulunması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy