(2004 S. K. m. 72) (4077 S. K. m. 23)
Dava: Dava dilekçesinde 300.000.000 lira borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin kapıdan, davalının satış elemanlarından taksitle bir fırın aldığını ve karşılığında da davalıya 300.000.000 lira bedelli bir senet verdiğini, fırın teslim edilmediği halde, davalının bu senedi icra yolu ile takibe koyduğunu, sonradan davalı satıcı tarafından fırının davacıya teslim edildiği, ancak bu fırının taahhüt edilen niteliklere haiz olmaması nedeni ile 4077 sayılı Kanundaki fesih hakkını kullanarak fırının davalıya iade edildiğini beyan ederek, bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bu senede dayanılarak yapılan takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanunun Tüketici Mahkemeleri başlıklı 23.maddesine göre Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılır.
Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.
Tüketici Mahkemelerinde görülecek davalar HUMK.'nun yedinci Babı, dördüncü faslı hükümlerine göre yürütülür hükmünü amirdir.
Yukarıda sözü edilen yasanın geçici 1.maddesi hükmüne göre Tüketici Mahkemeleri Kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. Bu sonuç dairesinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22.6.1995 gün ve 437 sayılı kararı uyarınca Tüketici Mahkemeleri Kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara; Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde Ticaret Mahkemelerinin, Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise üç veya daha fazla Asliye Hukuk Mahkemesi varsa, üç numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin, Asliye Hukuk Mahkemesi üçten az ise, bir numaralı Asliye Hukuk mahkemesince (Kıymete bakılmaksızın) bakılması gerekir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği cihetle mahkemece öncelikle görev konusunun dikkate alınması gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy