(1086 S. K. m. 73, 74, 221) (2709 S. K. m. 36) (743 S. K. m. 137)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davalının evlilik birliğinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmediği ileri sürülerek eş ve küçük çocuk için toplam 350.000.000 lira tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak, hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez ( HUMK md.73 ). Yine, hakim, iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlıdır ( HUMK md.74 ). Aynı şekilde kanunun gösterdiği istisnalar dışında, hakim, iki tarafın iddia ve savunmalarını birlikte inceler ( HUMK md.221 ).
Ayrıca savunma hakkı kutsal olup, anayasayla güvence altına alınmıştır ( AY md.36 ).
Somut olayda, davacı tarafın tüm delilleri toplanmış ve fakat davalının, süresinde masrafını da vermek suretiyle bildirdiği tanıkları dinlenilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmiştir.
Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy