(1479 S. K. m. 63, 70)
Dava: Dava dilekçesinde 138.052.001 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacı Bağ-Kur'un sigortalısının trafik kazasında ölmesi nedeniyle, maktulün yakınlarına yapılan 137.052.001-TL maaş ve yardım bedelinin kazaya sebebiyet veren davalılardan rücuan tazmini talep edilmektedir.
Davanın 1479 sayılı kanunun 63. maddesine göre açılmış rücuan tazminat davası olması nedeniyle aynı kanunun 70. maddesinde yer alan "Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği" hükme bağlanmıştır.
Bu durumda davanın, İş Mahkemesinde veya müstakil İş mahkemesi yok ise, Asliye Hukuk Mahkemesinde İş Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy